28 agosto 2008

ankarada sağlam kalma sanatı :P

Zor iş ankarada sağlam kalmak özellikle trafikte olan arkadaşlara gerçekten gıpta ediyorum ben bıraktığımdan beri sinir katsayıları ve sağlam kalabilmek için yapılabilen manevralar artmış tebrik ediyorum tüm ankarada "trafik magandası olmayan" sürücüleri...hatta bence şeref madalyası onlara verilmeliydi. Yani çıkıpta" Ankara bir avrupa kentidir"diyen kendisini belediye başkanı olarak adlandırma terbiyesizliğini göstermiş olan kişiye acaba hangi avrupa kentinde yol çizgisi yok diye bir sormak lazım. Yani on beş yıl içerisinde bir kent bu kadar pavyona benzetilebilirdi tebrik ediyorum kendisini... hele o devlet fidan üretme çiftliğine benzeyen ara refüjler birde yeşil ışıkla donatılınca yanii ne desem boş.. görmemişin teleferiği olmuş!!!!!! yani hani ankaranın kayak merkezi yada şöyle yukardan bakılınca görülesi bir yeri varda benim mi haberim yok.. 29 yıllık ankaralıyım hani yukardan da baktım ııııı bilmiyorum yok...hani yani beyaz ışığın suyumu çıktı sorusunuda soruyorum kendime ama sonra yeşil ışığın anlam bakımından içeriğ geliyo aklıma cennetin yeşil yollarında araba kullanıyoruz yok pardon yanlış oldu sinir krizi geçirip acaba eve maddi ve manevi olarak sağ salim gidebilecekmiyizin muhasebesini yapıyorum. ben ankarayı böyle bırakmamıştım yani o güzelim cinnah caddesi ne hale gelmiş aşağı ayrancı keza öyle.. insan sinir krizi geçirmeden keyifli bir ara kullanamıyor..yani güzelim ankara bu abuk subuk belediye başkanından önce hakkaten bir avrupa kentiydi, daha yeşil daha düzenli daha yaşanılası bir yerdi ben sadece şimdi beton yığını ve araba kümelerinden hiç bir estetiği olmayan demir yığınlarından başka birşey göremiyorum benim mi gözlerim bozuldu yoksa???!!!

22 agosto 2008

tourist nesli türkiyeden bildiriyo!!

yazıcam yazıcam..çok şey birikti ve ben halen türkçe klavyeye alışamadığım için yazamıyorum yani yazarken tekrar tekrar silip düzeltmek zorunda kalıyorum o zamanda canım sıkılıyo ve yazmak istemiyroum..tamam kaprisliyim biraz var ama napıyım insan yazmak istediklerini hızlı hızlı yazmak istiyo ama harflerin yeri değişmiş olunca yazboz şekline dönüşüyo. çok şeyler birikti yazmazsam patlıycam zaten ama biraz sabır....

15 agosto 2008

Mmmm..Frappe

Dün akşam izmir kordondaydık, dediklerine göre normalden biraz daha sakinmiş..ehh hadi öyle olsun bakalım. Nurcihan bizi "Sakız Adası Cafe" diye bir yere götürdü. Güzel yunan tadında bir yer..Frappeyi güzel yapıyolar yani aslına uygun..zaten yapamasalardı fena halde dilime düşeceklerdi. Nitekim Yunanistanda 1 yılı aşkın zaman kalıp Frappenin babasını içtikten sonra, Türkiyede frappe yapıyoruz diye ortaya çıkanların durumu pek iç açıcı olmamıştır, ben epeyce bir paylamışımdır. Niye payladım?? Şimdi bişey size ait değil ve onu tüketiciye sunuyosunuz ya bunu doğru düzgün aslına uygun yapın yada hiç işin içine bulaşmayın, soğuk iğrenç bi kahve diin ok anlayayım ama frappe demeyin. Bu ispanyada her köşe başında rastladığınız kebapçılar gibi bişey..yani bizim kırkyıllık döner ne zemandan beri kepab oldu, yanlış tanıtılıyor. frappe de üle bişey işte ama Sakız Adası cafeyi tebrik ediyorum. İkram zaten buz gibi suyun içinde bir kaşık mastika ile güzel başladı, frappe üstüne cila oldu.. Tebrik ediyorum tekrardan.. umarım hiç bozmassınız...hani yaniii bende orda otururken Selanik kordonu şöyle bi hissediverdim tekrardan..

13 agosto 2008

odun küfte..


Şimdi Ankara-İzmir yolu üzerinde Salihliden geçerken odun köfte yenilmesi şiddetle tavsiye olunur...Şiddetle diyorum çünkü türkiye sınırları içerisine girince ister istemez şiddet katsayınız artıyo..havasından mıdır suyundan mı bilmem artık ama galiba Türkiyede sanş eseri yaşıyoruz...neyse ben yine şu şahane odun köfteden başka yerlere sapmak istemiyorum. Yani öyle yol üstündeki lüx lokantalara gitmenize gerek yok çünkü diğerleri daha samimi daha lezzetli...yanında közlenmiş biber ve domatesle servis yapılıyo..bende şimdi düşünüyroum ben Cordoba'ya bi küftecimi açsam nee :)

Türkiye potansiyeli..

Kızkardeşim 9 eylül üniversitesinde öğretim görevlisi bir yandan da yükseklisans yapmaya çalışıyor, çalışıyor diyorum çünkü özellikle bu fen bilimleri alanında yüksek lisans yapanlar iyi bilirler dinozor beyinli profların bu öğrencilere neler yaptıklarını..İşte kızkardeşimin durumuda aynıı öyle tabii bizimki biraz sivri dilli olduğundan durum daha da vahim hale geliyor. Ben de Ankara Üni.de yükseklisans yaptığımdan bilirim. Benim danişmanım diğerleri gibi olmadığı için halen yard.doç. durumunda...yani aslında dünyanın neresine giderseniz gidin bizden önceki nesillerde bir prof olmanın verdiği kuvvet duygusu var..yani niye?? ben anlamıyorum. sen profsun diye ben sana hizmetçilik mi yapmak zorundayım?? Bilimsel projelerde her türlü işi araş.gör.ler yapar deneyleri onlar yapar sonucu onlar bulur makaleyide onlar yazar...ve hatta benim kızkardeşimin danışmanı gibi daha yerini hazmedememiş olanlarda "sen bu yüksek lisansı bitirebileceğini mi sanıyosun" diye ortaya çıkarlar. peki be kardeşim sen bu insana madem yüksek lisansını bitirtmeyecektin niye o zaman danışmanı olmak için kendini yırttın... en bu profların hala ne işe yaradığını çözemedim yani sadece işkence etmek için mi orda bulunuyolar...Türkiyede böyle dinazor potansiyeli çok yüksek hatta bu dinazorların yapabileceklerinin potansiyeli de çok yüksek...

11 agosto 2008

Alitalia mı? ıhıhhh

Bu yıl ilk defa THYnin rahat ve zevkli yolculuklarından fahiş fiyatları nedeniyle vazgeçip, italyan havayollarının eline düştüm bi daha da düşmem düşecek olabileceklere de burdan seslenmek istiyorum aman haaa...Madrid-Roma-İstanbul yolculugunun ilk durağında zaten Alitalia ilk fireyi yarım saat gecikmeyle havalanarak verdi. bunun öncesinde abartısız 10 kere degişen kapı numarasından bahsetmiyorum o birazdan yazacaklarımın yanında hiçbişey.. Neyse tabii ben endişelendim şimdi aktarmalı gidiyosun malum bizi EU ve EU olmayan vatandaşlar olarak diskriminasyona soktukları ve sanki çok bişey yapıyolarmış gibi kontrolde sizi oyalamalarını katarsak dedim gitti uçak zaten bir saat bir aktarma zamanı vardı, ben tabii sordum görevli meeemura oda gayet endişesiz bir tavırla problem yok dedi, üstünede bana Türkiyeye girmek için pasaporta ihtiyacınız var dedi, niye bana böyle bişey söyledi anlayamadım neyseee!!! bizi yarım saatten haylice bir vakit sonra uçağa nihayetlendirdiler. saat 19 karnım acıktı doğal olarak ben tabii thy cateringlerine alışkınım ya onlardan bekliyorum, amca geldi demez mi bana sandwich mi torta mı demez mi ahh dedik bari sandwich olsun hani en azından bişey inmis olur mideye aman ne sandwıch ne sandwıch... iki tost ekmeği arasında krem peynir ve bir dilim hindi jambonu...öfff öff..roma-istanbul arasındaki menünün daha zengin olmasını hayal ederekten indik biz Romaya indik..ben onca yer gezdim onca havaalanında vakit geçirdim böyle bir havaalanı görmedim..mimarı kim bilmiyorum ama bu kadar başarısız bir düzenleme olamaz...hasbel kader ucağın kapısına ulastık 3000 metre maraton bu kadar zorlu değildir sanmam...benim canımm menü hayallerimde somon balıklı sandwichle son bulduktan sonra ve bol çalkantılı uçuş yaşadıktan sonra İstanbul Atatürk havaalanına indik çook şükür..tabii benim hikaye daha yeni başlıyor anlatıcam yavaş yavaş...Zaten insan Türkiyede hikayesiz kalmaz kalamaz potansiyel çok yüksek...

05 agosto 2008

Tatli boyle olur arkadasim..Kemalpasa

Bundan yaklasik 2 sene once Antalyada calisirken, bir seminer geregi ki seminer 2 hafta surdu biz yollarda bursaya yolumuz dustuuu..ve ben su anda resmini gordugunuz bu basit ama bir o kadarda istah acan tatliyi bu sekilde orda yedim

simdi oyle saskin saskin bakip bu bildigimiz kemalpasa tatlisi demeyin cunkuuu bu oyle boyle bir kemalpasa diil..Ben tatliyi sevmem hic aramam hatta annemin anlattiklarina gore cikolata alinmamasi icin aglayan tek velette benmisim. Neyse ama bu tatliyi bir yemeyen pisman..Uzerinde gordugunuz kaymak manda kaymagiymis. Super bisey (banada bu super lafi bi yerden yapisti hadi hayirlisi bakalim)..simdi ben persembeye turkiyeye gidiyorum ya ehh malum Nurcihan izmirde.. ehh izmire gidilirde oradan bursaya kemalpasa yenilmeye gidilmez mi???? Gidilirrrrrr!!!Kisa bir sure icin yazamayabilirim malum valiz hazirlama ve ucus durumlari ama yere ayak basar basmaz deva edicem. Malum su anda ben ucuyorum...ayaklar yede degil...

04 agosto 2008

WE FEEL FINE

Ahanda yazdigimiz hersey kayit altina aliniyomusda haberimiz yok: SOKK!!!SOK!SOKK!! :D

We Feel Fine adli site LiveJournal, MSN Spaces, MySpace, Blogger, Flickr, Technorati, Feedster, Ice Rocket, ve Google gibi bir nevi gunluk olarak kullanilan sitelerden insanlarin nasil hissettiklerini arastirmayi kendilerine amac edinmisler. Tabii bu blog sayfalarinda cogu zaman yas, cinsiyet ve cografi konum belli oldugu icin arastirma daha kolay. "We feel Fine" isimli bu site "I feel" veya I am feeling like" gibi cumleleri iceren tum bloglari tariyor ve bloglardaki bu cumleler kayit altina aliniyo ve icerdikleri hisse gore ki insanoglunun 5000 adet tanimlanmis hissiyati varmis, kategorilere ayriliyo. Sonucta actiginiz bir pencerede aynen su goruntu soz konusu:Arastirma ilginc...

01 agosto 2008

ARK.

Aslinda farkinda olmadan hayatimiza damga vurmus olan arklari ozluyoruz. dimi?? ben memleketten uzak yaban ellerde :) oldugumdan midir nedir, bu aralar neler yapmisim kimlerleymis diye dusuncelere dalmis durumdayim. Yasadigim yada gordugum herseyde bana bi takim hatirlatmalarda bulunuyo...Mesela gecenlerde bir arkadasim Pearl Jam konserine gitmisti gecenlerde dedigim epeyce oluyor. Benimde aklima Ekinle meshur Istanbul seyahatimiz ve PearlJam konseri aklima geldi. Biletsiz izledigim ilk ve tek konser oldu zten bidaha da kismet olur mu bilmem :P zor gibi geliyo.. Bilmiyorum yasattigim korkuyu Ekin hatirliyo mu ? aklimda kalan sadece dayisinin "Istanbulda en guvenilmeyecek adamlara guvenmissin" dedigi..Ne kotu o zaman degil kameralisi cep telefonlari bile tek tuk ve fotograf mak.larida ole dijital falan degil zaten kimin aklina fotograf cekmek gelirdiki bilmiyorum. neyse yani hic o doneme ait foto yok bendeeee :( sadece ODTU ye kayit yaptirmak icin cektirdigi bi vesikalik foto var o kadar...

Lise doneminde en elenceli zamanlarimi Ekinle gecirmisim ben..Universiteye ilk girdigimizde de gorusuyoduk ama sonra ne oldu bilmiyorum yani hafizanin bu kisminda tikanma durumu ve hatta dumur durumu soz konusu cozemedim..
Ama ozlemisim bee..
posterin bu oldugundan cok emin degilim cunku benim duvarda duran poster bu sekilde degildi zaten arapca degil turkce yaziyodu diye hatirliyorum, ama 96dan bu yana epeyce bi zaman gecmis yanlis hatirliyoda olabilirim...