26 abril 2008

ida y vuelta JAEN




Bu hafta sonu soyle bir Jaen yaptim geldim. yalniz gittim cunku Fletcher sen simdi orda butun gun turkce konusursun ben sikilirim diyerekten kacti hemen neyse walla benim icin super oldu... iyikide gelmedi ben sikildim diye cocuk gibi burnumdan getirirdi istedigim zaman gittim istedigim zamanda ciktim geri geldim. Birden universite yillarima geri dondum. Hani zaten supervisorum Muco ile zaten gorusuyoruz ama bizim 2004 yilinda olayli yaptigimiz uluslararasi zeytincilik sempozyumu geldi aklima...koskaca sempozyuma 2 hafta kala organizasyon firmasi cekti gitti hersey yarim yamalak ortada kaldi mi??? 400 kisiyi Muco ve ben iyi agirladik valla bilmiyorum..degme ajanslar elimize su dokemezler...ha iste birden o gunler aklima geldi..goslerim dolu dolu oldu..walla yalan degil..ozlemisim ben su zeytin olayini..ben oldum olasi sevmisimdir zeytini..Sanmiyorum ki ziraat fakultesini benim gibi keyfini cikara cikara bitiren biri vardir (biraz dusuk bir cumle oldu ama neyse)..dedim ya zeytinin icini disini bilirim ben oyle zevkli bi meyve oyle genetigi anlasilmaz bir bitki gormedim ben..ee bos yere kutsal olmamis..neyse benim zeytinle maceram ben cocukkken basladi ders calisirken herkes uzum falan yerken ben leblebi gibi zeytin yerdim.. tabi tuzdan dudaklar silikon...sonra universitede de devam ettii...zeytin ugruna yunanistana gidildi..ugruna Genetik, biyoteknoloji masteri yapildi..ugruna ispanyolca ogrenildi burs kazanildi ispanyaya gelindi..bu zeytin zaten Fletcher tarafinda da hala kiskanilir... Sen beni zeytini kadar sevmedin diye.. var iste degisik bir ask bu zeytin ve benim aramda...ama oyle yesil, bisberli chIzIktirikli falan degil soyle kara kara ondan iste off simdi salyalar damliycak haa..neyse Jaen deki fuar sayesinde ben hem o gunlere doydum hemde zeytin ve zeytinyagina..Muco ve esi sagolsun..tabii turkce konusabilmekte baska...sadece canimi sikan sey niye bizim Elcilik diye adlandirdigimiz sahislar davet edildikleri halde bu tip organizasyonlara katilmazlar anlamiyorum...her ulkenin govde gosterisine donusrurdugu bu organizasyonlarda bizim elcilikler sut dokmus kedi gibi oturuyolar... yani bizim Turkiye Madrid Buyukelciligininde bir elcilige ihtiyaci var belki o zaman ne ise yaradiklarini anlayabilirler...neyse ben bunlarla keyfimi hic kaciramiycam..acayip keyifliyimm... fotolari sonra ekliycem sadece sabah 8de gidip aksam 8de dondugum bu 12 saatlik ida y vuelta Jaen keyfimi kelimelere dokmek istedim...SUPERRRRR
IDA

25 abril 2008

Ama haksizlik bu oyle degil mi?


niye bilmem bugun soyle bir 20 yil kadar geriye gittim ve aklima su kafasinda yumurta kabugu sapka tasiyan siyah civciv aklima geldi (ben civciv demekle ordek yavrusu demek arasinda tereddutluyum hala ama neyse)..Hani su bizim CALIMERO..Hani her bolum sonunda aglamakli "ama haksizlik bu oyle degil mi?" diyen sanssiz Calimero.. Trt1 in renkli oldugu donemler tabii benimde en sevdigim cizgi filimlerden biriydi..Heidi ve Pollyanna dan sonra. Simdi cocuklara bunlardan seyrettirmeye kalksaniz ohoo bu ne bee diye avazlari ciktigi kadar bagiriyolar haaa bi de ustune "bu ne be bu cocuklar icin" demezler mi..sanki kendileri buyukler..bu yeni veletler cok fena...
Neyse ben benim Calimero ya geri doneyim.. Aslinda bu minik karakter bir reklam filmi icin yaratilmis ama capon amcalar cizgi dizi haline getirmisler. 1974te NET adli canalda 12 dakikalik 84 bolum olarak yayina girmis daha sonra baska bi capon amca bunlari soyle yeniden bir elden gecirip sureyi 12 dakikadan 23 dakikaya cikararak 34 bolum dizi yapmis.. iyi guzel yapmislar hemde iyi basari kazanmislar..

Benim 6 yaslarinda yerinde duramayan bir bucur oldugum o donemlerde annemi benim hasariliklarimdan kurtaran pek cok cizgi filme tesekkur..benim aklima bir kac tanesi geldi tabii cok mesur tom ve jerry ailesini saymiyorum..
Aklima gelenler Candy, Clementine, Heidi, He-man, Transformers, Calimero, Cikrikci kiz vardi ama cizgi fimin adi cikrikci kizmiydi onu hatirlayamiyorum neyse aslinda cok var ama sadece kafamda canlandirabildiklerim var ama isimlerini bilmiyorum.



20 abril 2008

bortubocek

Benim yasadigim yer cok buyuk bir sehir degil, ben buyuk sehirleri pek sevemiyorum. Sorun kirlilik falan degil, kargasa!! ben zaten oldukca karmasigim buyuk bir sehrin karmasasi beni dahada bir geriyo..neyse kucuk bir sehirde olsa o kargasa kosturmaca var ve bizde bu karmasadan biraz olsun uzaklasmak icin haftasonlari yuruyuse gidiyoruz. oyle cok uzak yerler degil. " hafta once "Ermitas"da idik. 13 numarali otobuse binip carretera de Ermitas duraginda iniyosun..ne anlami kaldi simdi yurumenin dimi yok oyle demeyin asil is simdi basliyooo..iste buda kaniti neyse oradan yaklasik 1 saat te yukariya dogru tirmaniyosun. biz birascik gec gittik tabii. fletcher'in uyanmasi kahvalti etmesi, gunluk cizgi roman haberlerini okumasi derken gec olmustu zaten neyse biz aslinda tam manastirin oldugu yere cikmadik ters istikamette hareket ettik ve kendimize kucuk kuytu bir agac alti bulduk sicaklik 37yi bulunca naparsin golgeye siginmak gerek zaten karnimda acikmisti
guzel bir gundu..kucuk kacamaklar guzel oluyo...bide burda ilginc bisey var insanlar birbirlerini tanisinlar tanimasindar mutlaka gunaydin, merhaba, iyi aksamlar etc. diyolar bide yanina hos bir gulumseme konduruyolar iste o zaman bana degisik bir yasama sevinci geliyo :P

13 abril 2008

anlasilamamzlik durumu..


Erkekler hep kadinlari anlamadiklarindan sikayet ederler..her gazetenin bir kosesinde yada gunluk hayatin herhangi bir yerinde hatta evinizin icinde bile bir erkegin "ya ben bu kadinlari hic anlayamiycam" lafini coookk sikca duyarsiniz. Bende sinir oluyorum..bende erkekleri hic anlamiyorum..hep karmasik olan biziz ya onlar hic degiller mi? biz onlarin lep demeden leblebi diyeceklerini anliycaz yada anlamak zorunda birakilicak ama beefendiler hic caba sarfetmeyecekler ohhh ne ala!!!Erkekler her zaman kadınların açık sözlü olmamalarından ya da imalarından yakınsalar da, aslında ibrenin ucu kendilerine çevrildiğinde gerçeklerin çikolata sosuyla kaplanmış halini duymayı tercih ediyolar. Bu noktada tabii, sözlerin efendisi olmanızda fayda var. Aynen bir diplomat gibi isteğinizi ya da fikrinizi belirtirken erkekleri incitmeyecek kelimeler kullanmanız gerekiyo. niye bir iliskiyi yurutmek zorunda olanlar hep kadinlardir? niye hic erkekler kendilerinden bisey vermek istemezler? hep bana hep bana olmazki!! Sen biseyden memnun degilsen niyeyse hep senin uydurmalarin olur yada sen fazla hayal kuruyosun yada buyutuyosun olur ama ayni seyi sen onlara soylediginde suratlari iki karis olur..nedir abi bu bizim erkeklerden cektigimiz yahu...bende erkekleri anlamiyorum iste inadina..

12 abril 2008

virusler :P


BBC de teknoloji haberlerinin yakin takipcilerindn biriyim. bu hafta diyoduki virus sayisi bir milyonu asmis. bunu rapor edende dunyanin en buyuk antivirus program ureten markalarindan biri Symantec..yani simdi biz aptal gibi mi gorusnuyoruz, bu adamlarin hepsi once virusu uretiyo hatta bu viruslerin yayiplmasi icin hackerlara paralar oduyolar sonrada ona gore program yapip size satmaya calisiyolar...tabii bunlarin hepsini tek basina yaptigi galeyanina kapilmayalim adamlarin MICROSOFT WINDOWS gibi babalar gibi super bir destekcisi var..Ben PC sahibi olan herkese sabir ve bol kazanclar diliyorum...benim simdilik (aman tahtalara mi vursam ne yapsam) boyle bir virus problemim yok..o kadar buyuk kazanclar saglaniyo ki MAC icin virus yapmaya vakitleri yok..

11 abril 2008

deli olucam ben...

herkesin bir takintisi vardir mutlaka bu hayatta (baska varsa da ben daha yasamadim blemiceemm)..benimkide satin alma..ama oyle boyle degil..ben gordugum ve begendigim biseyi aninda almam lazim yoksa bende kasinti yapiyo olmuyo duramiyorum..bu ara bir fular var ona takmis durumdayim ama Cordoba'ya yaz gelince ehh mekandan tabii bu fular durumu sicakta bunaltiyo..Fletcher'a diyoki zaten 35 derece nerene bagliycan simdi sen bu fulari..olsun ben baglarin isilikte olsam sicaktan bayilsamda alicam bagliycam kardesim daha ilerisi var mi bunun taktim bi kere olmaz..hani oyle ahimm sahim biseyde degil ama taktim ya bi kere sisecek bir yerlerim..ben isi uluslararasi boyutlarada tasidim..anneme ve binimum arkadaslara bildirdim.

iste soz konusu olan fular bu..haa tabii ben bide bulmayi bi kenara biraktim ozellikle mavisini ariyorum, hani yine fusya da olur ama mavinin yerini tutmaz.. :)
herneyse bulan olursa bana mutlaka haber versin..yaa cookk sevdim ben bunu yaa luften yaa..

09 abril 2008

sobre la felicidad

hoy estaba leyendo un blog de un amigo mio de turquia y me gusta su frase sobre la felicidad. El dice: "si te sientes feliz, seguro que has hecho alguna estupidez en algo y yodavia no te has dado cuenta.."

08 abril 2008

offf offf


bugun yagmurdan midir nedir ilham geldi bana yazayim bari 2-3 satir bisey..benim okuldaki bucurlerden enerji kalmiyoki eve geldigimde biseyler yazyim..ders hazirla virt zirt derken haddii yatma zamani..neyse ben bu ara mutlu olmaya takilmis durumdayim..niye insanlar mutlu olmazlar?? nedir bizi bu kadar mutsuz eden..kendimde bahsetmiyorum..ben carpe diem diyenlerdenim... ama bu ara o kadar cok depresyonda olan varki cevremde acaba bende mi bi error var diye dusunuyorum dogrusu...yapacak o kadar cok sey varken helede Cordoba da sicaklik 35 dereceyi buldugunda insanin cani evde oturmayi kaldirmiyor...hani soyle insanin cani kendini daglara vurmak istiyo..bizde bu hesap her hafta sonu kendimizi yollara vuruyoruz..gecen hafta Malagadaydik...soyle plajda mangal olayina girdik..gunes deniz mangal..super bir uclu tavsiye ederim ;)..her nekadar ispanyada plajda mangal yapmak yasak olsada!!! ehh yasaklar uymamak icindir bisde oyle yaptik..neyse ben yine konudan konuya atlamayi basardim...neyse benim bu ara en cok takildigim konu mutlu olamamak dedim ya..haahh iste bunlara en guzel ornek benim kizkardesim...izmirde tatil yerlerinin merkezinde yasiyo..havaalani burnunun dibinde...ama bizimki kendini eve kapatip televizyon seyretmeye mahkum ediyo..sonrada ben mutsuzum cevremdekileri de mutsuz ediyorum diyo..ehh bi taraflarini kaldirip biseyler yapmazsan elbette mutsuz olursun...bir obur taraftan da Fletcherin kizkardesi!!! Belcikada yasiyo, teknik tercuman...ama bunalimdan kendini kurtaramayan bir diger kisi..Ne bekliyoruz acaba hayattan?? uzerinde bu kadar dusunmeye deger mi??
Bir hikaye okumustum gecenlerde..soyle biseydi:
Günün birinde bir tüccar oğlunu ,mutluluğun sırlarını öğrenmesi için , o zamanın en bilge alimine gönderir. Tam kırk günlük bir yürüyüşten sonra, çölleri aşarak , bir tepenin başında duran yaşlı alimin Sarayına varır.Genç adam bir tapınakla karşılaşacağını sanmıştır ama o vardığı yer kalabalıkların girip çıktığı , küçük bir orkestranın melodiler çaldığı, yörenin en zengin sofralarıyla donatılmış masalar vardır. Alim herkesle teker teker ilgilenip konuşmaktadır, iki saatlik bir bekleyişten sonra sıra genç adama gelir.Alim, gencin anlattıklarını dikkatlice dinledikten sonra mutluluğun sırrını açıklamasına zamanının olmadığını söyler ve bu esnada sarayı gezmesini ve iki saat sonra tekrar gelmesini söyler.Ama der:

-"Senden bir ricam var , lütfen sana vereceğim bu kaşıktaki yağı da dökmeden etrafı
gezmeni istiyorum" der. Genç adam tüm sarayı merdivenlerden inerek ve çıkarak
dolaşır ve iki saat sonra tekrar Alimin yanına gelir.
Alim: "Nasıl yemek odasındaki İran halısını, on sene zarfında yapılmış mükemmel
Parkı, kütüphanemdeki muhteşem perdeleri gördünmü " der.
Genç adam utanarak , göremediğini , bütün dikkatini kaşığa ve yağı dökmemeye
verdiğini söyler. Yaşlı Alim, ondan tekrar sarayını gezmesini ve bütün
güzelliklere dikkatlice bakmasını söyler.Genç tekrar elinde kaşıkla , bu defa etrafa daha iyi bakarak sarayı gezer.Alimin yanına geldiğinde , bütün gördüklerini bir bir anlatır.
Alim:"Kaşıkdaki yağa ne oldu" der.
Genç adam kaşığa baktığında , bütün yağın döküldüğünü görür.

Alim:"Sana bir nasihat vermem gerekirse".
Alim: "Mutluluğun sırrı, Dünyanın bütün güzelliklerine bakarken o kaşıktaki yağı
hiç unutmamakta ve dökmemekte gizlidir." der.......