29 octubre 2009

La gran boda!

http://aliaga.lamatriz.org/wp-content/uploads/2008/09/sangre.jpg

Halloween gecesi dugun var, gelinden kaynaklanan bir gitmek istememe hali soz konusu ama damadin hatrina gidiyoruz iste. bahsetmistim saniyorum bundan 2-3 hafta once bi bekarliga veda partisi vardi diye. Parti degil iskence oldu acikcasi. yani ben gelin hanimla oyle bir muhabbetimiz falan yok olamaz zaten ortak noktamiz hic yok, burda salak bi adet var, kizlar kizlarla erkekler erkeklerle takiliyo. halbuki ben damat tarafiyim dimi. biz uc kiz gelin ve arkadaslari yaninda sap gibi oturduk. bizim yerimiz damadin partisinde olmakti ama napcaksin iste..Neyse bugunki sikintim bu degil. Malum davet edildik arkadasimiz gidicez. Eh bide hediye lazim. simdi banka transferi yapsan bi sorun oyle dugunun ortasinda bi zarfla versen baska bi sorun. bizde grup icinde toplandik dedikki bir kutu yapalim, zarfin icine toplayalim paralari koyalim ustunude sari sari cikolata liraliyla kaplayalim ve gunun anlamina yakisir sekilde orumcek aglari ne biliim kucuk balkabaklariyla susleyelim ve verelim dedik. Her grupta oldugu gibi bir cikinti cikti ve dediki biz ikiyuzlu davraniyomusuz. Gelin hanimla iyi anlasamadigimiz halde boyle suslu puslu hediye kutulari hazirliyomusuz. Baslarim gelininden, ben damat tarafiyim ulen, gelin hatun her nekadar bana zitsada, anlasamasamda, napicam dugun gunu etegimdeki butun taslari dokucekmiyim. Oyle hissediyosam zaten niye dugune gideyim. Ayrica gelin oyleymis boyleymis, edepsizmis, gosgusuzmus banane, benmi yasicam, alan almis..bende dugune gidip mutluluklar diliicem bitti. bunun neresi iki yuzluluk anlayamadim, ama biri olmadigim bisii deyince benim kanim kaynamaya ve hatta fokurdayip beynime kadar ulasmaya basliyo. Hadi hayirlisi su 31 Ekimi bi kazasiz belasiz atlatsaydik zaten gitti gul gibi 3 gunluk tatilim....

24 octubre 2009

yazamama durumu!

http://wikanda.cordobapedia.es/imagenes/ParqueCruzConde01.jpg

Yazamiyorum. yok 24 saatin icinde bir ara bulupta yazamiyorum cunku kafamin ici dolu, aciyorum yazicam diye sonra aklima bisey geliyo hoop yazi tarihe karismis o yuzden de boyleee 20 gun arayla yazilabiliyor. Ben o 20 gunu nasil dolu dolu yasiyorum anlatilamaz. hatta ben yazmaya calistigim zaman yine kafamin icinde binbir tilki dolaniyo o yuzden hic girmiyorum. Bu ara abuk sabuk ruyalar gormeye basladim. yani etkisinde kalmiyo degilim. Acaba TrueBlood seyretmemden mi kaynaklaniyor bilmiyorum ama butun ex-lerim ruyalarima dadandi. Dun geceki ruyamin cok etkisinde kaldim. Soyle kisaca ustunden geciim :). simdi benim ex bizim simdiki eve gelmis ama ev kocaman hatta yunanistandaki butun arkadaslarimda burda oo bi parti var evde inanilmaz egleniyoruz ama birden farkediyorum ki Luis'in (benim eski hikaye) sacinin rengi kirmizi olmus ama boya falan diil. ben soklardayim niye diye birden yaninda ayni Luise benzeyen bi adam beliriyo. benim sok ustune sok. Sonra ben ertesi gun bizim okulun muduresi ile kiliseye dua etmek icin sozlesmisim. Mudure boyle aglamakli boynuma falan sariliyo, ben dua ediyorum falan ama evin icide dolu heryerde biri uyuyo saniyorum halbuki sadece yataklar var. turkce konusamiyomusum ben!!! oyle iste! hayirdir diyelim. ama bundan oncekilerde kaciriyolar beni falan hani kicin acikta kalmis dedirtecek tarzdan ruyalar falan. Yogunum..gercekten sikayetcide degilim. Sadece iyi bir tatili hakettim bu yil diye dusunuyorum. Noele TR hazirliklarim basladiiii..yasasiin! kar yagsin ama ben gelince ;)
Ha bide saglikli yasam olayina giristik yine! niye?? cok basit Cadilar bayraminda dugun vaaaarr! Ama kostumle gidemiyoruz :( ben bunaltici bir suru kurallari olan kutlamalari sevmiyorum geriliyorum, ama neyse gitmek zorunlu :)) arkadas hatiri..eh Fletcher ben bu pantolon ceketin icine giremiyorum kosmam lazim deyince 2 haftadir erken kalkilip kosuluyor bende kosuyorum motivasyon sebebiyle ama iyi oluyo. 1900 m. kosu 1900 m yuruyus sonrada aerobik!!!

04 octubre 2009

Thebirdistheword

Bugun Kus gunuymus. Herseyin bir gunu var artik. Anneler gunu, sevgililer gunu, babalar gunu, dunya baris gunu vs.. bu kus gununu de bugun ogrendim. Burda amerikali biyolog bir arkadasim var, kuslar uzerine ihtisas yaptigi icin bu konuyu daha iyi biliyo..nehir kenerindaki parkta kucuk bir sergi acmistilar. bi nevi cocuklara kuslari tanitmak, buyuklerede nesli tukenen ve nehir etrafinda koruma altina alinan kuslar hakkinda bilgi vermek. guzeldi..yani benim icin kus iste :)
Hava 32º olunca insanin icinde eve tikilmak tv seyretmek falan gelmiyo. sabah 9.30da kahvalti ile baslayan sokak keyfimiz sonrasinda paella (etli pilav, biraz daha bulamac kivaminda) partisi ile devam etti. Tabii bira bu sicakta susuzlugu anca gideriyo. Ustunede Mojito eve ancak 19.00da ulastik ben guya utu yapicaktim, pffff..